Daha özgür bir dünyaya açılan kapılar ve LGBT mülteciler-İranlı bir LGBT Mülteci ile Röportaj
 Burcu Tokat / Ekim 2008 
“Ben güldüğümde, konuştuğumda metrelerce ilerden duyulurdu. Ama gittikçe eridim; artık bu hale geldim. Bazen aynanın karşısına bile geçemiyorum. Şöyle bakıyorum, ben ne kadar değiştim diyorum, ben ne kadar çöktüm, niye böyle oldum diyorum. Ama işte hayat; mücadele vereceksin yaşamak istiyorsan, cinsel kimliğinle yaşamak istiyorsan; mücadele vereceksin. Ve bu yüzden bazen diyorum ki, 'Allah’ım bana bir evlat verirsen lütfen 'gay' olmasın, 'transgender' olmasın, ‘öteki’lerden biri olmasın. Benim yaşadıklarımı yaşamasın ya da böyle bir şey olursa çok modern bir ülkede olsun. Orada dünyaya gelsin ve hayatını yaşasın; benim gibi olmasın, benim yaşadıklarımı yaşamasın.' "
|
Onlar kapıdan biz bacadan!!! Boğaziçi’ndeki ‘başörtüsü yasağı’na karşıt mücadelenin 3 günlük güncesi…
 Senem K. / Ekim 2008 
22 Eylül pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi’nin 2008-2009 akademik yılının ilk günüydü. Sabah birden bire öğrenci ile dolup taşan kampus oldukça hareketliydi. Fakat bir binadan diğer binaya koşuşturmaktan üniversite kapısında yaşananlardan bir çoğumuz habersizdik. 22 Eylül gününün Boğaziçililer için ayrıca bir önemi de vardı: Prof. Kadri Özçaldıran’ın, Boğaziçi’nin yeni rektörünün, görevinin ilk günüydü. Birçoğumuz Kadri Özçaldıran’ın getireceği yeni uygulamalar konusunda endişeliydik; zira ortalıklarda ‘Boğaziçi’nde başörtüsü sorununu kökünden kazıyacağım’ cümleleri uçuşuyordu.
|
Eşitlik Ütopya Değildir: 10. Kadınların Dünyaları Kongresinin Ardından
 Senem Kaptan / 12 Temmuz 2008 
Herkesin kendine yakın gördüğü, örnek aldığı, kendisine ilham veren, sayesinde hayaller kurduğu bir kahramanı vardır sanıyorum; kişinin var olduğu noktayı sorgulamasına olanak tanıyan, onun yola devam etmesini sağlayan, onu yeni sorularla tanıştıran bir kahraman. 3-9 Temmuz tarihleri arasında İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilen 10. Kadınların Dünyaları Kongresi süresince benim kahramanım Nawal El Saadawi’ydi. Enerjisiyle, zekasıyla, sorduğu sorularla, aradığı cevaplarla, dünya görüşüyle inanılmaz ilham verici, son derece içten ve gerçekten samimi bir feminist.
|
Cinsiyetçiliğe Sadık Rakı
 Senem Kaptan / 12 Temmuz 2008 
Sadakat mi, yenilik mi?” yazıyor gazete sayfasının büyük bir kısmını kaplayan Mest Rakı, “Üzümüne sadık rakı”, reklamında. Reklamın sağ tarafında “zarif” rakı şişeleri, sol tarafındaysa siyah elbiseli bir kadın duruyor. Reklamı fazla incelemeden bir sonraki sayfaya geçiyorum, sonra “Artık rakıları da mı ‘kadınlara uygun’ pazarlamaya çalışıyorlar” diye düşünüp reklama yeniden bakıyorum. Ürünün sloganını tekrar okuyorum; “Sadakat mi, yenilik mi?” ve reklamın en solunda yer alan siyahlar içerisindeki adamı ancak o zaman fark ediyorum.
|
Agos’la Birlikte Feminizmin Berrak Sularında Yol Almak…
 Ülker Uncu, Zeynep Kutluata / 30 Haziran 2008 
Severek takip ettiğiniz kaç gazete var? Yaşananlara karşı tavrı ve değerlendirmelerini benimseyerek okuduğunuz; “Başka alternatifi olsa hiç durmam onu okurum” dedirtmeyen kaç gazeteniz var? Bizde bu sorunun tek bir yanıtı var: Agos. Yıllardır Agos okuyan iki feminist olarak Agos’u severek okumaya devam etmek istiyoruz. Tam da bu nedenle Nişanyan’ın “sembolik jest”i kadar, bu “muhteşem yaratıcı jest”in ardından Agos’un tavrını da tartışmak gerektiğine inanıyoruz.
|
Sonsuza İskele
 Berna Kurt / 06 Haziran 2008 
16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sergilenen Sonsuza İskele, benzerine çok sık rastlamadığımız değerli bir proje. Türkiye’de modern dansın gelişimine çok önemli katkılarda bulunmuş; büyük bir özveriyle eğitim vermiş ilk kuşak balerinlerimizden Kaya İlhan’a saygı projesi. Böylesi projeler, kadir kıymet bilindiğini göstermenin dışında önemli iki işlev daha görüyor. Birincisi, ardında yazılı ve görsel kaynak bırakarak sonraki kuşaklar için veri oluşturuyor; ikincisi İlhan’ın öğrencisi olmuş çok farklı yönelimlere sahip sanatçıları aynı sahnede buluşturuyor. Yazılı kaynak ve arşivlerin yetersiz kaldığı, toplumsal hafızanın da oldukça zayıf olduğu bu ülkede dans alanında yapılan her şeyin suya yazılmadığını gösteriyor…
|
Sözcüklerin Dünyayı Değiştirme Gücü Vardır…
 Esra Aşan / 05 Haziran 2008 
Lambdaistanbul üyeleri, bu seneki Onur Haftası etkinliklerini Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin derneklerini kapatma kararı ile karşılıyor. Bu kararın görünen nedeni derneğin isminin içinde lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel (LGBTT) kelimelerinin geçmesi ve derneğin amacının LGBTT bireylerin sorunlarının çözümleri konusunda çalışması idi. Bu kelimeleri “ahlaka, hukuka ve Türk aile yapısına” uygunsuz bulduğu için yerel mahkeme Lambdaistanbul LGBTT Derneği’nin kapatılmasına karar verdi. Lambdaistanbul’un kapatılması sözcüklerin varlığından dolayı verilen şekilci bir karar olarak görülse de bunun, sözcüklerin temsil ettiği farklı kimlikleri tanımayan ideolojik bir karar olduğunu düşünüyorum.
|
Halk Danslarında Toplumsal Cinsiyet Rollerini Dönüştürmek
 Berna Kurt / Şubat 2008 
1994 yılında, yoğun bir sınav sürecinden sonra Boğaziçi Üniversitesi’ne girdiğimde, okulun sosyal yaşamdan fazlasıyla yararlanmış, birçok kulübe üye olmuş; Folklor Kulübü’nün çalışmalarına da katılmaya başlamıştım. Tür ayırt etmeden bir sürü dans gösterisi izliyor, gösteri sanatlarıyla ilgili seçmeli dersler alıyordum. Bu süreçte edindiğim deneyim, zamanla mesleki seçimlerimi de etkiledi. Mezuniyet sonrası Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nda (BGST) dans çalışmalarını sürdürürken, birçok konuda küçük ölçekli araştırmalar yaptık. Tarihsel olarak milliyetçi bir yaklaşımın egemen olduğu, 2000’li yıllardan itibaren de ticari yönelimlerin merkeze oturduğu halk dansları alanında kültürel çoğulcu bir perspektifle deneysel çalışmalar yürütmenin derdine düştük hep birlikte.
|
|
 |
|
 |
| |
"Derya Demirler" Taziye Defteri |
|
|
|
|
 |
|
 |
Demokrasinin, Bilimin ve Kamu Yararının Tasfiyesi
 Vandana Shiva / 14 Temmuz 2008  Çeviren : Cansu Şipal 
12 Temmuz 2008 – Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO’lar) farklı türler arasında gen değişimleri yapılarak, gen aktarılmış bitkilerdir. Bt[3] pamuğun, Bt pirincin ya da Bt brinjalin (Hint patlıcanı) içine toksin oluşturması amacıyla bir toprak bakterisinden alınan genler yerleştirilmiştir. Buna ek olarak, GDO’larda antibiyotik direnç piyasası, virüs düzenleyiciler ve kanser genleri kullanılmaktadır. Bu yeni genlerin halk sağlığı ve çevre açısından riskleri olabilir.
|
Küba: Cinsel Çeşitlilik – Gökkuşağı Devrimi
 Dalia Acosta / 26 Mayıs 2008  Çeviren : Semih Togay 
Küba devriminin zaferinden yaklaşık 50 yıl sonra, cinsel azınlıklar sonunda seslerinin duyulduğunu ve daha adil ve kapsayıcı bir topluma yönelik bir hareket içinde yer alabileceklerini hissetmeye başladılar.
|
Dünyanın Kesişim Noktalarında, Geriye Düşüş
 Doug Ireland / 28 Nisan 2008  Çeviren : Ömer Ongun 
Türkiye ve Eski bir Sovyet Cumhuriyeti olan Kırgızistan’da gey örgütlere yapılan polis baskınları, bu iki ülkedeki LGBT insanların, durumlarının hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
8 Nisan’da Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, LGBT gruplarından Labrys’in mekânına, hem de yerli ve yabancı otuz katılımcının olduğu bir yemeğin tam ortasında iken bir polis baskını gerçekleştirildi. Yemekte Kırgız AIDS’le Savaşım Derneği’nin ve diğer yerel grupların yanı sıra, dünyanın en eski gey topluluğu olan Hollanda LGBT derneği COC ve Moldavya’dan Gender Doc-M gibi uluslararası katılımcılar da bulunuyordu.
|
Film Festivali’nin Ardından: Kaotik Ana
 Aslı Erdem / Nisan 2008 
Tüm kadınların trajedilerinin, yaşadıkları şiddetin ve acının tek bir bedende toplandığını düşünün... Bu fikirle yola çıkan Kaotik Ana, işte tam da bu acı dolu tarihi birebir kendi yaşıyormuş gibi hisseden bir kadın kahramanın hikâyesini anlatıyor. 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin “Kadının Adı Var” isimli bölümünde yer alan film, İspanyol yönetmen Julio Médem imzalı.
|
LGBTT Hareketi Üzerine Sözlük Çalışması
 Derleyen: Esra Aşan / Nisan 2008 
Son yıllarda kamusal alanda daha fazla görünür olmaya başlayan Lezbiyen, Gey, Biseksüel Travesti, Transseksüel (LGBTT) Hareketi entelektüel alanda toplumsal cinsiyet tartışmalarına önemli katkılar sunmaktadır. LGBTT Hareketi’nin açtığı tartışmalara belli bir terminolojiye vakıf olarak dahil olmak gerekiyor. Feminist Kadın Çevresi’nden kadınlar olarak Şubat ayı içinde LGBTT Hareketi’nin geliştirdiği terminoloji üzerine aşağıdaki derleme çerçevesinde bir tartışma yürüttük. Bu derleme çalışmasında FKÇ içinde konuyla ilgili okunan materyallerde ve yürütülen tartışmalarda kullanılan terminoloji üzerine bir katkı sunulması amaçlanmaktadır.
|
|